Ana Sayfa Gündem 24 Nisan 2020 939 Görüntüleme

CHP’de 23 Nisan kutlaması

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Babaeski İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen tören ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Babaeski Hükümet Konağı önündeki Atatürk anıtı önüne çelenk konuldu. Çelenk sunum programına, Babaeski Belediye Başkanı Av. Abdullah Hacı, CHP Babaeski İlçe Başkanı Erol Mutlu, CHP Babaeski İlçe Kadın Kolları H. Gül Bingöl, CHP Babaeski İlçe Gençlik Kolları Başkanı Cemre Savaş, CHP Babaeski İlçe Yönetim Kurulu üyeleri ve CHP Babaeski Belediye Meclis Üyeleri katıldı.

CHP Babaeski İlçe Başkanı Erol Mutlu tarafından Atatürk anıtı önüne çelenk konularak, çelenk sunum programı Saygı Duruşu ile sona erdi.

CHP Babaeski İlçe Başkanı Erol Mutlu, çelenk sunumu programı sonrası 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla gazetemize yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, gençlik yıllarından itibaren kurduğu “Demokrasi” düşü, tam 100 yıl önce bugün, hâkimiyeti kayıtsız şartsız millete devretmek üzere açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’yle gerçeğe dönüşmüştür.
Mustafa Kemal, “Ben her kerameti Meclisten bekleyenlerdenim” der. Meclisin sahip olduğu keramet ise şüphesiz “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesidir. Bu nedenledir ki Kurtuluş Savaşı’nı Mustafa Kemal’in liderliğinde ve dünyaya örnek olan bir dayanışmayla kazanan milletimizin özgürlük ve bağımsızlığa ulaşma kararlılığının merkezi TBMM’dir.
Yurttaşları arasında hiçbir ayrım gözetmeyen, hiç kimsenin bir diğerinden üstün olmadığı, her vatandaşının eşit haklara sahip olduğu genç Türkiye Cumhuriyeti’nin lideri Atatürk, bu kıymetli günü aynı zamanda çocuklara armağan etmiştir. Atatürk’ün bu tercihi, güzel ülkemizin gelecek nesillere emanetinin de bir nişanesidir.
Unutulmamalıdır ki, milletin vekâletini taşıyan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin asli görevi, demokratik, laik, sosyal hukuk devletini geliştirmek, ülkemizin dünyada söz sahibi olmasını sağlamaktır.
Bugün yetkileri törpülenen, işlevsiz hale getirilmek istenen TBMM, yurdumuza vurulmak istenen prangayı 100 yıl önce kırdığı gibi kıracak, 29 Ekim 2023’de kutlayacağımız Cumhuriyetimizin 100. yılında yeniden demokrasinin timsali olacaktır.
Yaşanan salgın hastalık nedeniyle evlerimizde karşılayacağımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, TBMM’nin 100. yaşına girmiş olmasının da coşkusuyla yüreklerimizde kutlanmaktadır. İnanıyorum ki bu salgın günleri geçer geçmez coşkumuz yüreklerimizden sokaklara taşacak; Cumhuriyetimizin bugünkü mirasçıları, onu hak ettiği şekilde demokrasiyle taçlandıracaktır.
Sevgili çocuklar, sizler, bu güzel ülkenin geleceğini inşa edeceksiniz. Bu nedenle 100 yıl önce neler yaşandığını, Ulu Önder Atatürk’ün neden ilk iş olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açtığını iyi öğrenmelisiniz. Güzel Cumhuriyetimizin temel ilkesi “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesidir.
Bu aynı zamanda sizlere “Bağımsızlık ve adalet” üzerine inşa edilmiş bir mirasın da temelidir. Bu mirası, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği “Muasır medeniyetler seviyesi” ve onun da ilerisine taşıyacak olan sizlersiniz.
Bu duygu ve düşüncelerle, dünya çocuklarıyla birlikte tüm çocuklarımızın ve milletimizin Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışına yetişen 115 mebusu ve sonrasında çalışmalara katılan diğer mebuslarımızı rahmetle, saygıyla anıyorum. Kovid 19 salgınında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza, terörle mücadelede şehit düşen güvenlik güçlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum.
Tüm gazilerimizle birlikte, Kovid 19 mücadelesinde hepimizi duygulandıran ve gururlandıran bir özveriyle mücadele eden sağlık çalışanlarımıza şükranlarımızı sunuyorum.”

Haber: Umut AL

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

4 Şubat Dünya Kanser Günü için açıklama yapan LÖSEV, sağlıklı yaşam ve doğal beslenmeye dikkat çekti. Erken tanı ve düzenli kontrol ile lösemi ve kanseri yolun başında yakalayıp tedavi şansını yükseltmenin mümkün olduğunu vurguladı.  HABER: CEYHUN ÇOLAK  Lösemi ve kanserin tedavisi oldukça uzun ve zor olabiliyor. İlk evreden sonra hiç belirti vermeden ilerleyebilen sinsi bir hastalık. Ancak amansız ve çaresiz değil. Doğru yaklaşımlarla lösemi ve kansere yakalanan kişilerde iyileşme oranını yüksek. Elbette, hastalığa yakalandığınızda vücudun mücadeleye ne kadar hazır olduğu da büyük önem taşıyor. Sağlıklı ve doğal beslenme ve egzersizi ihmal etmemek çok önemli. Sigara, alkol gibi zararlı maddelerden uzak durmak kansere yakalanma riskini oldukça azaltıyor. LÖSEV, her yıl, kanser konusunda farkındalık günü olarak belirlenen 4 Şubat Dünya Kanser Gününde, tüm bu unsurlara dikkat çekiyor.  Kanser Kaderimiz Değil!  Lösemi ve kanser tedavisi uzun ve zorlu bir süreç. Fakat gelişen teknolojilerle ve erken teşhisle kanseri yenmek mümkün.  Moral ve motivasyonu yüksek tutmak da kanserle savaşmada büyük rol oynuyor. Hastalar ve yakınları maddi zorlukların yanında psikolojik olarak da zorlanıyor. Bu zorlu yolculukta, kanserle savaşanların yanında olmak için LÖSEV her zaman hazır ve bu mücadelede Yalnız Değilsiniz! Diyor. Türkiye’nin her noktasından, tüm kanser hastaları tek bir telefonla, LÖSEV’e başvurarak hem danışmanlık hizmeti alabiliyor, hem de maddi ve manevi desteklerden kolayca yararlanabiliyorlar.  LÖSEV “Kanser Kaderimiz Değil” sloganı ile 22 yıldır ülkemizden Kanseri silmek ve tedavisinde %100 başarı sağlamak için gece gündüz demeden çalışmalarına devam ediyor.

4 Şubat Dünya Kanser Günü için açıklama yapan LÖSEV, sağlıklı yaşam ve doğal beslenmeye dikkat çekti. Erken tanı ve düzenli kontrol ile lösemi ve kanseri yolun başında yakalayıp tedavi şansını yükseltmenin mümkün olduğunu vurguladı. HABER: CEYHUN ÇOLAK Lösemi ve kanserin tedavisi oldukça uzun ve zor olabiliyor. İlk evreden sonra hiç belirti vermeden ilerleyebilen sinsi bir hastalık. Ancak amansız ve çaresiz değil. Doğru yaklaşımlarla lösemi ve kansere yakalanan kişilerde iyileşme oranını yüksek. Elbette, hastalığa yakalandığınızda vücudun mücadeleye ne kadar hazır olduğu da büyük önem taşıyor. Sağlıklı ve doğal beslenme ve egzersizi ihmal etmemek çok önemli. Sigara, alkol gibi zararlı maddelerden uzak durmak kansere yakalanma riskini oldukça azaltıyor. LÖSEV, her yıl, kanser konusunda farkındalık günü olarak belirlenen 4 Şubat Dünya Kanser Gününde, tüm bu unsurlara dikkat çekiyor. Kanser Kaderimiz Değil! Lösemi ve kanser tedavisi uzun ve zorlu bir süreç. Fakat gelişen teknolojilerle ve erken teşhisle kanseri yenmek mümkün. Moral ve motivasyonu yüksek tutmak da kanserle savaşmada büyük rol oynuyor. Hastalar ve yakınları maddi zorlukların yanında psikolojik olarak da zorlanıyor. Bu zorlu yolculukta, kanserle savaşanların yanında olmak için LÖSEV her zaman hazır ve bu mücadelede Yalnız Değilsiniz! Diyor. Türkiye’nin her noktasından, tüm kanser hastaları tek bir telefonla, LÖSEV’e başvurarak hem danışmanlık hizmeti alabiliyor, hem de maddi ve manevi desteklerden kolayca yararlanabiliyorlar. LÖSEV “Kanser Kaderimiz Değil” sloganı ile 22 yıldır ülkemizden Kanseri silmek ve tedavisinde %100 başarı sağlamak için gece gündüz demeden çalışmalarına devam ediyor.

Tema Tasarım | Osgaka.com