Ana Sayfa Gündem 1 Temmuz 2016 1386 Görüntüleme

“Trakya gerçekten yağlı tohumlar konusunda ambardır”

Başbakan Binali Yıldırım’ın 2016 Hububat Alım Fiyatlarını açıklamasının ardından, ziraat odalarından da, bu sene buğday yönünden yüzü gülen Trakya çiftçisinden de açıklamalar gelmeye devam ediyor. Babaeski Ziraat Odası Başkanı Şahin Arslan verilen 910 liranın düşük olduğunu söyleyedursun, çiftçiler fiyattan memnun olduklarını belirtiyor.

Verilecek hububat alım fiyatının 1 liranın üzerinde olmasını beklediklerini dile getiren Şahin Arslan bu konuyla ilgili olarak şöyle konuştu; “Hasatın başlamasıyla birlikte bütün üreticilerimizin beklentisi olan buğday taban fiyatını açıklanması her ne kadar biraz gecikmiş olsa da 28 Haziran itibariyle Başbakan ve Tarım Bakanlığı nezdinde açıklanan fiyat 910 TL olarak belirlenmiştir. Bu fiyat her ne kadar üreticimizi memnun etmemiş olsa da, son günlerde gelişen buğday piyasasına baktığımızda fiyatın 75 Kuruşlara kadar düşmesine firen yaptıracağını düşünüyoruz. Ancak yine geçmiş yıllarda olduğu gibi buğday fiyatlarının verilme kriterlerine baktığımızda maalesef  2015-2016 sezonu için söyleyeceğimiz ortalama rakam girdilerin yüzde 20 oranında arttığı. Ancak buğday fiyatının yüzde 5.5 oranında kaldığını söyleyebiliriz. Bu durum da bu sene tolere edilebilir. Çünkü Trakya da hasadın hala devam etmesiyle birlikte gerçekten rekolteler yüksek, buğdaylarımız da gayet kaliteli gibi gözüküyor. Ama diğer yıllardaki verim artışlarına veya verim noksanlıklarını düşündüğümüzde bu fiyatın çok tatmin edici olmadığını söyleyebiliriz.Çiftçilerimizde günlerdir bizi arıyorlar ve onlarında beklentilerinin 1 lira üzerinde olduğunu duyuyoruz.Tabi şöyle bir tedirginlik oluştu; Malesef ki çiftçi borçta. Yani üretici malını koyacak deposu olmadığından artı dayanacak gücü olmadığından bankalara borçlanmış, vadeli işler yapmış,düğün yapacak yani paranın yeri önceden hazır zaten. O yüzden kaderine razı olmaktan başka çaresi de yok açıkçası. Şöyle ki; serbest piyasadaki buğday,fonlar ve borsaların çok faaliyette olmaması fiyatları regule edememesinden  kaynaklı insanlarda bir endişe oluşmaya başladı.Acaba daha da geriler mi diye. Ben elimdeki malı bir an önce elden çıkarayım düşünceleri oluşmaya başladığından dolayı bu fiyata mutlaka bir şey demeyeceklerdir diye düşünüyorum. Ama İç Anadolu’daki  ve diğer bölgelerdeki buğday fiyatlarına baktığımızda oralardaki fiyatlar zaten şu an devletin açıklamış olduğu fiyatın üzerinde seyretti. Biz bunu gözlemliyoruz fakat her nedense Trakya’da borsa bazındaki buğday ortalamasının Türkiye’dekinin altında. Bunun da rekabetçi olmayışı esas fabrikatörlerin ve un sanayinin buraya gelmemesinden kaynaklı olduğundandır. Başka da bir sebebi olamaz. Çünkü elimizde gerekli rekabet koşulları yok. Burada daha bir tekelleşme ve pazar olarak gittiğinden dolayı fiyatlar Türkiye’deki fiyatların altında seyrediyor.Buna çare olarak da borsalar çalışmalarını gözden geçirmeli, daha davetkar olmalı. Onun dışında da fazla yapacak bir şey yok. Tahsilatların ödenmesiyle ilgili temennimiz ise bu fiyatların daha aşağılara çekilmemesi ve yüzde 7 gibi de bir prim sistemi uygulanacağından bahsediliyor. Bu yüzde 7 prim sisteminin de kesinlikle doğru ve adil bir şekilde uygulanması ve üreticimizin mağduriyet yaşamaması.

“üreticiyi kurtaran sadece verimlerdir”

Burada Babaeski Toprak Mahsulleri Ajans Müdürlüğümüzdeki deki yaptığımız istişarelerde de  böyle bir endişemiz yok.Böyle bir şey olacağını da düşünmüyoruz.Gerek ofis müdürümüz gerek çalışanlarla bu konuda hemfikiriz, birlikte hareket ediyoruz onlara elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz ve yardımcı olmaya da devam edeceğiz. Bu haber çiftçilerimize müjde olarak verildi çünkü Ankaraya gittiğimizde de dillendirdik; son bir haftalık dönemde fiyatlar 75 Kuruşa inmişti ve bununla daha da gerileyebileceği korkusu vardı. Fiyat 910 olarak açıklanınca üreticimiz hiç değilse üzerinden bu endişeyi attı.Yoksa üreticimiz zaten bunun maliyetinin kaç kuruş olduğunu kaça satılması gerektiğini çok iyi biliyor.Daha öncede söylediğim gibi bu sene çitçiyi, üreticiyi kurtaran sadece verimlerdir. Bu gün kabaca söylemek gerekirse buğdayın dekar maliyeti 350 kilo verim/dekardır yani 350 kilonun üzerinde ürününü geliştirecek o kadar ürün alacak ondan sonra kara geçecek. Vatandaşın para almak için dilekçe vermesine gerek yok ‘ben parayı almak istiyorum’ deyip ajans müdürlüğüne gidecek, aynen geçmiş yıllardaki sistem. Çeşitli bankaların ofis kartları,buğday alım toprak mahsulleri kartları var o kartları zaten onlar beyan etmişlerdir,ürünleri teslim ederken o hangi bankanın kartı ise ödemeleri geçmiş yıllardaki gibi devam edecektir. Eğer kartı yok ise 1 ay içerisinde ama kartı varsa ilgili bankadan 15 günde ücretini tahsis edebilecektir. Önemli olan burada alımların hızlı bir şekilde devam etmesi ve insanların mağduriyetinin giderilmesidir. Örneğin ofisin ‘depolarım doldu malları almıyorum’ demesiyle üreticilerimiz ortada kalır bunu kesinlikle tasvip etmiyoruz ve istemiyoruz. Ben her şeye rağmen bütün üreticilerimize sezonun ve fiyatların hayırlı olmasını dilerim,iyi günlerde paralarını harcasınlar,Allah yemeyi nasip kısmet etsin.Hasat bütün bölgemize hayırlı olsun.”

“Buğday stratejik bir üründür”

Daha sonra Babaeski TMO’da çiftçilerle bir araya gelen ve burada da bir açıklama yapan Şahin Arslan;

Daha öncede belirttiğimiz gibi zaten sezon öncesi de söylemiştik ama maalesef burada görülüyor ki üreticimizin fiyat belirleme, etkileme yetkisi olamadığı aşikar.Bu durumdan şüphesiz çiftçilerimiz memnun bu da şundan kaynaklı. Piyasada 75 kuruş hatta devlet bu rakamları açıklamamış olsaydı 70 kuruşa düşebilirdi. Tekrar söylüyorum; buğday stratejik bir üründür dolayısıyla serbest piyasa ekonomisi altına bırakılamaz, bırakılamamalı. Aynı şekilde yöremizde üretilen ayçiçeği konusunda da bu böyle.Havza bazlı üretim modeline geçmemiz lazım özellikle ithalattan kaynaklı ürünlerimizin daha bir önem arz etmesi lazım.Burada tek bir şey daha istememiz lazım bana göre; 0.5 kuruş olan desteklemenin tekrar gözden geçirilerek değerlendirilmesi.Çünkü bu yaklaşık 20 yıldır açıklandığı rakamlarda duruyor.Buğday üretimi un olur ondan sonra ekmek olur  burada üreticiyi ve tüketiciyi korumak kollamak adına bir şey yapılacaksa fiyatların 910 da kalması makul olabilir ancak üretimdeki girdi maliyetlerini göz önünde bulundurduğumuzda buradaki 0.5 olan desteklemenin en azından 150 kuruş yani 0.15 kuruş olması için bir çalışma yapılması lazım buradan yetkililere ben seslenmek istiyorum, bu konuyu önemsesinler çünkü Trakya’da bu sene rekolte güzel fakat diğer bölgelerde maalesef üretimdeki eksikliklerden kaynaklı olarak oradaki üreticilerimiz kesinlikle bu yıl zarar edecektir.Bizim burada tek teskin olduğumuz nokta verim ortalamalarımız ve rekolte ortalamalarımızın yüksek olmasıdır. Trakya gerçekten Yağlı Tohumlar konusunda ambardır. Bundan dolayı mutluyuz.Ben tekrardan hayırlı olsun diyorum.

Buradan da şunu ilave etmek isterim,fiyat açıklanma tarihine kadar üreticilerimiz taahhütnameyle buğdaylarını ofise verdiler,15 Temmuza bunu ofise veren üreticilerimiz ofis müdürlüğüne gelerek nakle çevirmek istiyorum,parayı almak istiyorum diyecekler ve işlemlerini yapmış olacaklar.Diğer uygulamalar bu güne kadar yapılmış olan uygulamalardan farklı değil. Yani bir ay içerisinde Toprak Mahsülleri Ofisi Müdürlüğünden bankalardan çıkartmış olduğunuz üretici kartlarımızla ödemelerini alabileceklerdir. Hasadımız tekrar hayırlı ve bereketli olsun. (Hicran SÜNGÜ – Umut AL)

 

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com