Ana Sayfa Gündem 8 Kasım 2016 782 Görüntüleme

“RECEP TAYYİP ERDOĞAN OLMASAYDI ORTADA NE REJİM NE DE TÜRKİYE KALIRDI”

-“Eleştirdikleri başkanlık sistemi malumun tescil edilmesinden başka bir şey olmayacaktır”
Geçtiğimiz hafta Perşembe günü yapılan CHP Babaeski İlçe toplantısında, “başkanlık sistemiyle yıkmak istedikleri Cumhuriyet ve demokratik sistem” sözlerinin öne çıkmasının ardından, AK Parti Babaeski İlçe Başkanı Ali Gencal’dan açıklama gecikmedi.
Toplantıda dile getirilen, Başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelerin çoğunun ekonomisinin kötü olduğu yönündeki iddialara yanıt veren Gencal,  “bu açıklamalar inandırıcı değildir. Zira başkanlık sistemi ile yönetilen ABD’nin,  Dünya ekonomisini ve siyasetini parmağında oynattığı gözler önündedir. Ancak Cumhurbaşkanımızın arzuladığı başkanlık Türk Tipi, Türkiye Biçimi Başkanlık sistemidir.”
AK Parti Babaeski İlçe Başkanı Ali Gencal açıklamasına şu şekilde devam etti;
“CHP’nin her zamanki gibi sadece yapılan ve yapılacak olan işleri eleştirmekten öte, politika üretmek, proje üretmek gibi bir derdi olmadığı bu açıklamalardan anlaşılıyor.
Oysa  Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki Türkiye’nin dünya ekonomisindeki yerinin çok gerilerden gelip, gelişmiş 20 ülke arasında yerini almasında rolü olan çok büyük projeleri vardır. İstanbul’a 3. Köprü, 3. Havaalanı, Boğaza tüp geçit gibi. Enerji yatırımları, Türkiye’nin dünya enerji köprüsü olma yolundaki projeleri gibi projelerle Türkiye ekonomisini dünyada güçlü bir yapıya taşıması CHP’nin hayal bile edemeyeceği işlerdir.
Eleştirdikleri başkanlık sistemi malumun tescil edilmesinden başka bir şey olmayacaktır. Sadece başkanlık sistemi ile birlikte gerekli bazı kurumların tesis edilmesi gerekecektir. Bu da halkın oyu ile seçilen TBMM’nin görevleri arasındadır.
TBMM’nin Cumhurbaşkanını seçememesini bahane ederek ülkede darbe yapıldığını acaba unuttuklar mı? 82 anayasasında güya bunu kolaylaştırmak için yaptıkları anayasa değişikliğini yine aynı zihniyetler 367 garabetiyle geçersiz kılmadılar mı? Bu çözümsüzlüğü yine millet iradesi çözmedi mi? Cumhurbaşkanı seçimini referanduma sunan TBMM’nin aldığı kararla zaten başkanlık sisteminin gerekliliği ortaya çıkmadı mı?
Zira ülkemizde yapılan her darbenin verilen her muhtıranın zemin hazırlıkları rejim içindeki iktidar erkini hiçbir zaman halka teslim etmeyi düşünmeyen vesayet kurumlarından biri veya birkaçı ülkeyi kurtarmaya çalışmışlardır. Fakat her seferinde sadece kendi iktidarını güçlendirmişler, ülke sorunlarını hep hasır altına süpürmüşlerdir.
İşte herkesin bedeli ağır olsa da tanımak zorunda kaldığı (FETÖ) Fetullahçı Terör Örgütü de o vesayet kurumlarının bir üretimidir. Tabii ki dış destekçileri ile birlikte. İyi ki Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderimiz var da çok az hasarla bu son tehlikeyi atlattık. Yoksa ortada ne rejim ne de Türkiye kalırdı. Zira bu kez tehlike çok daha büyüktü.
1961 Anayasasının yürürlükte olduğu yıllarda tüm dünyada yaygın olan gençlik örgütlenmelerinin Türkiye’de iz düşümü olan MTTB (Milli Türk Talebe Birliği) bünyesinde filizlenen ülke sorunlarına ilgi duyan öğrenci gençliğin, daha sonra sağcı solcu dinci gibi ayrımcılıkla bölünerek birbirine düşman edildiği yıllardan kalan duyarlı ve bilinçli gençlik mücadelesinden yetişmiş olan büyüklerinin tecrübelerinden yararlanarak kendisini yetiştirmiş, sadece Karagümrük’te top koşturmuş değil ülke sorunlarına da kafa yormuş, kendini geliştirerek önce Belediye Başkanı olmuş, sonra siyasi parti kurup başına geçerek ülkeyi yönetmeye talip olmuştur.  Bu yönetimle de bugüne kadar başardıklarıyla da Türkiye’yi Dünyada hak ettiği yere getirmiş Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderimiz Cumhurbaşkanımız iyi ki var.
Peki Türk tipi başkanlık sistemi nedir?
Bakın bu konuda Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Başdanışmanı Avukat Mehmet Uçum, bir gazeteye verdiği röportajda bunu çok güzel anlatıyor ve şunları aktarıyor;
‘Türkiye modeli ifadesi esas itibariyle küreselden düşünüp, yerel davranmayı içeriyor. Dünyanın hiçbir ülkesinin anayasal sistemi kendi tarihini, kültürünü, yerel özelliklerini dışlamaz. Evrensel değerler ve ilkeler var. Türkiye biçimi dediğimiz modelde, evrensel ilkelerden, pratiklerden, kurallardan esinlenip, evrensel standartların altına düşmeden kendi tarihimizle, kültürümüzle, yerelliğimizle sentez yaptığımız bir modeldir. Kendi yerelliğimizi göz ardı edersek Cumhuriyet’in kuruluşunda düştüğümüz hataya tekrar düşeriz. Cumhuriyetin kuruluşunu Batı tipi bir medeniyet hedefiyle gerçekleştirdik.
Cumhurbaşkanına olan bu önyargılı yaklaşım çok büyük haksızlıktır. Bu yaklaşımı gerçekleştirenler ya siyaseti bilmiyor ya da bildikleri halde çarpıtıyorlar. Mevcut sistemde cumhurbaşkanlığı pozisyonu vesayet makamı olarak düzenlenmiş. Meclis yamuk yaparsa parmak sallayıp, canlarına okusun diye. Fakat vesayetçi akıl bir gün cumhurbaşkanını halkın seçeceğini hesap etmemiş. Erdoğan’ın çok geniş yetkileri var. Hepsini kullanmıyor. Ayrıca meclis kanunla cumhurbaşkanına görevler verebilir. Cumhurbaşkanı AK Parti üzerinde son derece etkilidir. İstediği kanunu da çıkartır. Mevcut sistemi devam ettirirsek Erdoğan’dan sonra gelen tüm yetkileri kullanır. Sistem otoriter bir yapıya çok elverişlidir. Erdoğan bu sistem sorununu çözmek ve demokratik bir sistem kurulması için Başkanlık istiyor. “
Biz AK Parti Babaeski İlçe yönetimi olarak Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, liderimize başkanlık yolunda başarılar diliyor ve daima yaptıklarının ve yapacaklarının arkasında olduğumuzu belirtmek istiyoruz.” (Hicran SÜNGÜ)

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Babaeski Gündem Gazetesi bir Zortul Medya Grup A.Ş. kuruluşudur.