Ana Sayfa Gündem 13 Şubat 2021 3261 Görüntüleme

Betül;“En Ağır Darbeyi Sanatçılar Yedi”

BETÜL , Müzik dünyasının uçarı ve yaratıcı kızı. Sözlerini ve müziklerini yaptığı “Bay Bay” ve “Yasaklı Saklım” adlı eserlerinin de yer aldığı 10 eserlik bir albüm sahibi. Köken olarak  Edirneli. Dedesinin dedesi   Edirneli İbrahim Pehlivan (O zamanlar tarihimizde fırıncılık yokmuş ve ilk fırıncılık faaliyetini İbrahim Pehlivan, üstelik te şubeler açarak, başlatmış)

Kökleri Oğuz Türkleri  ile Rumeli Türkleri’ne dayanan, dedelerinin Edirne ‘ den Karadeniz ve Sakarya ‘ ya, ardından da İstanbul ‘ a göç ettiği besteci – söz yazarı ve ses sanatçısı BETÜL  ile PANDEMİ ve camianın geleceğine dair konuştuk…

 

HABER: CEYHUN ÇOLAK

Benim tanıdığım bir sürü müzisyen var; aylardır kirası, faturası birikmiş…

Bu insanlar yıllar boyu devlete hiç yük olmamış, kendi çabası ile sigortasını yatırmış, kendi yeteneği ile yaşamış. Biz ölmeyi hak etmiyoruz. Bu intiharlar, ölümler beni korkutuyor. Bir an evvel kurumlar ne yapacaksa yapsın. Ben biliyorum bu aşamada çok müzisyen var; ‘yaşasam mı ölsem mi…?’ ikileminde kalan.

Daha önceki kökenleri ise Makedonya’ya dayanıyor. Oğuz Boylarından kopup gelen köklü bir kuşağın torunu. Edirne ‘ den, ailenin bir kısmı Karadeniz’e, bir kısmı da Sakarya ‘ ya göç etmiş. Kemençe ustası bir dede varmış. Sabahları radyodan, o uymadığı zamanlarda da pikaplardan dinlenen müzik, Betül ‘ ün hayatında müziğe önemli bir yer kazandırmış. Kararını vermiş ve müziğe temelli tutunmuş. (Çeşitli dizilerde oyunculuk denemeleri de olmuş. Ama, ilk göz ağrısı müzik, bir türlü bırakamadığı bir alışkanlık ve ardından da meslek halini almış. ) BETÜL ile müziğe ve özellikle de pandemi sürecinde sanatçıların yaşadıkları sorun ve sıkıntılara dair konuştuk. İşte o röportaj;

Koronavirüs salgını tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sahne sanatlarını olumsuz etkiledi. Pek çok müzisyen Mart ayından beri sahneye çıkamıyor. Kimi günübirlik kazandığı parayla geçinen ve pek çoğunun geliri yok denecek kadar az seviyeye inen sanatçılar, koronavirüs pandemisinin tutunamayanlarından oldu. Sanatçılar, sanatın içinden geçtiği 1 yıla yakın zorlu süreci atlatabilmek üzere büyük imtihanlar veriyorlar. Böyle zorlu bir dönemde de, müzik insanlarını neler bekliyor? Neler yaşadınız? Genel olarak yaşananları anlatır mısınız?!

“Korona döneminde aylardır işsiz olan yüze yakın müzisyen intihar etti”

“Pandemi başladığından bu yana intihar eden müzisyenlerin sayısı yüze yaklaşmış. Müzik aletlerini satarak eve ekmek götürmeye çalışan müzisyenler var. Albüm satışları ya da dijital platformlardan elde edilen teliflerden kazançlar olsa da sektörün asıl geçim kaynağı konserler.

Orkestrasından sesçisine, ışıkçısından rodisine, menajerinden ulaşım görevlisine, mekân çalışanlarından mekân etrafındaki seyyar satıcılara kadar müzik sektörü pastasının pek çok dilimi var.

Tüm bu farklı görevlerden insanların sosyal medya profil fotoğrafları yaşadıkları sorunları dile getirmek amacıyla geçtiğimiz haftalarda kırmızı renge büründü. Sektör çalışanları yayımladıkları ortak bildiride, “Etkinlik/eğlence sektöründe kendilerine ait olmayan hatalar ve mevcut süreç nedeniyle işsiz kalan insanlarla dayanışma/birlik içinde olacağız diyorlar. İlgi ve umutla takip ediyoruz

 

Birileri artık sesimizi duymalı

 

Meslek birlikleri, müzisyen platformlarını kullanarak müzisyenlere ulaşmalarını; her müzisyenin mağduriyet durumuna göre çeşitli yardım paketleri ile katkı sağlamalarını; müzisyenliğin de bir meslek grubu olduğunu idrak etmelerini; Kültür Bakanlığı’nın sesimizi duyduğuna dair bir işaret vermesini bekliyorum. Bu dönemde oteller, barlar, lokantalar, gece kulüpleri kapalı. Ve bizim önemli bir geçim ve telif geliri kaynağımız bu umumi mahaller. Pandemi yüzünden kapalı olan bu mekanlardan alamadığımız meblağ neredeyse gelirlerimizin yüzde kırkına karşılık geliyor. Bu yüzden müzisyenlerimizin hak edişlerinde ciddi düşüşler söz konusu. Tüm bunlara ilaveten bir de bakıyoruz ki, Orhan Gencebay gibi bir sürü ünlü ve zengin, ömür boya çalışmasalar sıkıntı yaşamayacak isimler için seferber olunuyor! Hak mı bu?!

Sanatçının tek çaresi vardır kendi  içinde örgütlenmek ve dayanışmak. Bu olmazsa sorunlar hep çözümsüz olacaktır.”

Çok büyük sıkıntılar yaşıyor müzisyen arkadaşlar. Ben hükümetten bir şey beklemedim hiç. Bunu bir meslek olarak kabul etmemiş toplum. Müzik boş ders olmaktan çıkmalı önce. Toplum eğer bir aşama kaydedecekse müzik bilinci yüksekse başarabilir. Sanata hep ihtiyaç duyar. Bu Anadolu insanın doğasında vardı ama giderek o maya bozuldu. İnsanların müzikle olan bağı giderek zayıfladı. Zayıflatıldı belki. Yeniden  bu bağın  kurulması lazım. Anadolu’da bu kadar farklı kültür nasıl buluştu. Bakın, Balkan müzikleri mesela. Ne kadar güzel bir gelenek ve örf  timsali.  Bir ezginin etrafından halaya tutuşarak. Bu birleştirici yanı, müziği kirlettiğimiz için insanların arasındaki bağ da kirlendi. Gönüller arasında kurulan köprüler de yok oldu. Biz bunları yine müzikle telafi edeceğiz. Tekrar eski bağları kuracağız.

Yarını belli olmayan bir meslek dalı haline geldik. Gidişat pek umut verici değil

Bir yılı aşkın bir süredir devam eden ve Türkiye’de 9 aydır hayatı durma noktasına getiren koronavirüs salgınından en çok etkilenen kesimlerin başında sanatçılar geliyor. Sokağa çıkma yasaklarının yanı sıra kültürel etkinlikleri iptal eden pandemi sebebiyle, sanatçılar sahneye çıkamaz, sergi gibi etkinlikler düzenleyemez hale geldi, film ve belgesel gösterimleri rafa kalktı. Henüz yaygın bir hal almasa da bu bariyeri aşmak için çeşitli sanat dalları sanal ortama taşınmaya başladıKültür ve Turizm Bakanlığı, müze ve ören yerlerinin 3 boyutlu gerçek modellerinin internet üzerinden görülebilmesi için sanal turları erişime açtı. Çeşitli özel tiyatrolar, oyunlarını ‘sahneden naklen’ yayınlayarak izleyicilerinin maddi desteğiyle ayakta kalmaya çalışıyor. Ancak 2020’nin son yarısında mutasyonla gündeme gelen Kovid-19 salgınının  uzaması ihtimali, “farklı dallardaki sanatçılar daha ne kadar ayakta kalabilir” sorusuna da beraberinde getirdi. Bu ne olduğu belirsiz ve şaibeli salgın ve etkilerinin, en büyük hasarı sanat ve müzik camiasına vurduğu çok açık ve net şekilde ortada.

 

Müzik sektörü ve emekçileri için temel bir düzenleme yok. Hemen hemen hepsi kayıt dışı yaşayan insanlar.

 

Bugün kazanıp bugün tüketen ve yarın tekrar kazanmak zorunda olan insanlar. Müzisyen dediğiniz grubu zaman akustik gitarıyla müzik yapandan tutun, Kumkapı’daki balık restoranlarında çalanlara kadar pek çoğu sigortasız, kayıtsız çalışanlar oluşturuyor. Yani aslında yoklar. Bu tabloya bir de pandemi eklenince çalışma imkanları sıfırlanınca çok dramatik hikayeler duyuyoruz. İntihar edenler var, enstrümanlarını yani geçim kaynaklarını satan çok fazla insan var. Son bir ümit olarak satıp 3-5 bin lira alıp bununla da 2-3 ay karnını doyuracaklar, düşünün.

‘Türkiye’de ilk vazgeçilecek şey müzik, bir olay olunca ilk akla gelen konser iptal etmek. Yazık ki, pandeminin en ağır yükünü omuzlamak ta biz sanatçı kesimine düştü.”

Herhangi bir olayda ilk akla gelen konser iptal etmek olur. Yine toplumun müziği algılanış biçimi de çoğu zaman ‘bizi eğlendirin, haydi eller havaya’ bakış açısından çok farklı olmaz. Üstüne bir de, konserlerinin maalesef hastalığın hızla bulaşmasının önünü açtığı gerçeğini de koyarsak, müzisyenlerin ayaklar altında çiğnendiği koşulları daha iyi anlayabiliriz. Bu maalesef böyle sürecektir

‘Müzisyenler kayıt altında değil, Trakya ’daki bir mekanda müzik yapan insandan haberdar bile değiliz’

 Devlet için biz  zaten çalgıcıdan ibaretiz. O yüzden bir destek beklentimiz yok. Aslında sadece müzik sektörü değil her sektörden insanların durumu kayıt altında olmalı. Türkiye’de müzik yapan kaç insan varsa bunların belli bir meslek örgütüne dahil olmaları ki her şeyden önce varlıkları belli olsun. Halbuki, bizim Trakya ’da bir mekanda müzik yapan insandan haberimiz yok. Almanya gibi bu sistemi düzgünce kurmayı beceren ülkelerde her şey, herkes kayıt altında ve durumları biliniyor. Ancak bunun olması için de kurumsal bir yapı gerekiyor. Bizde ise birkaç tane ‘saray konseri’ verildi. Bunun ötesine geçilemedi.

 

Özelikle grup müziği yapanlar için prova ve konserlerin tamamen durması hem bireysel performansları hem de beraber çalma alışkanlıklarını çok olumsuz etkiledi, ekonomik kayıp da cabası. Bu şartlarda neredeyse tüm müzisyenler gibi ben de evde kısıtlı müzikal imkânlarla kişisel çalışmalara yöneldim. Zamansızlıktan üzerine çok eğilemediğim eskizler üzerine kafa yorup, ses kayıt teknolojileri konularında da deneyim kazanmak adına demo kayıtlar yaparak, normalleşeceğimiz  zamanlar için malzeme biriktiriyorum.

Tüm sanatçılara örgütlenme çağrısı yapıyorum

 

Sanatçıların birbirinden haberi yok, zor durumdalar, intihar ediyorlar kimsenin haberi yok. Kendi aramızdaki bağlarımız çok az. Bu bağı örgütlenerek güçlendirebiliriz. Önce yerelden başlayıp bu örgütlülüğün küreselleşmesi gerekir. Yıllardır bunu söyledim, arkadaşlar ‘Biz ekmeğimizin peşindeyiz, siyaset yapmak istemiyoruz’ dediler. Kardeşim senin ekmeğine siyaset karar veriyor işte. Siyaset bin lira veriyorum diyor. Hadi bunu 2 bin lira yap, yapamıyorsun

“Belediyelere ve Vakıflara büyük işler düşüyor”

Sadece para da bu işi çözmez bu işin bir de maneviyatı var. Belediyelerin online konserlerini arttırması lazım, pandemi kurallarına dikkat edilerek müzisyenlerin bazı yasaklardan muaf tutulması lazım. Zor durumda olan müzisyenler tespit edilip yardımlar yapılmalı. Bu da örgütlenme ile olur. Burada belediyelere, vakıflara, derneklere büyük işler düşüyor.

Yıllardır gözleri gibi baktıkları enstrümanlarını satanlar var

 

Bu süreçte müzisyenler yıllardır gözleri gibi baktıkları enstrümanlarını sattı. Bir müzisyen için enstrümanını satmak demek, çocuğundan, evladından vazgeçmek gibi bir şey. Bir müzisyen için o kadar değerli ki… İşin içinden çıkamayan, ekonomik koşulları kaldıramayanlar hayatlarına son vermek zorunda kaldı. Maalesef ne sosyal l devlet ilkesi yerine getirilebildi ne de müzisyenlere sahip çıkıldı.

Sanat dünyası yasa boğuldu

Duran Ay’ın intiharı sanatçıları, sahne emekçilerini, müzisyenleri yasa boğdu. Müzisyenler acılarını sosyal medyadan dile getirdi. “Bu utancı duyacak bir sorumlu arıyoruz!” ÇOK ÜZGÜNÜM!!! Bugün bir müzisyen daha geçinemediği için intihar etti. Duydunuz mu? Hiçbir yerde, hiçbir tv’de, hiç bir gazete de haberini okunuz mu? Ne yazık ki hayır!!! Belki buradan duyururuz!

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com