Ana Sayfa Gündem 28 Eylül 2020 572 Görüntüleme

DİL BAYRAMIMIZ 89 YAŞINDA

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün katılımıyla 1932 yılında düzenlenen 1. Türk Dili Kurultayı’nın açılış günü olan 26 Eylül’ü her yıl “Dil Bayramı” olarak kutlanıyor. Dil Bayramının yıl dönümü münasebetiyle Atatürkçü Düşünce Derneği Babaeski Şube Başkanı Fatma Durak bir açıklama yaparak Dil Bayramı’nı kutladı.
Fatma Durak; “Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değere yaraşır yüksekliğe erişmek gayesiyle kurulan Türk Dil Kurumunun 88. Kuruluş yıldönümünde başta Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, Türkçe için emek veren Türk Dil Kurultaylarınıda Saygı ve Minnetle anıyorum.”
28“Türk Dili Dünyanın en zengin dilidir” diyen Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Babaeski Şube Başkanı Fatma Durak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye Cumhuriyetinde dil ve tarih, ATATÜRK’ün en çok önem verdiği değerlerdi.1931’ de Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti kuruldu. Uluslaşmanın en önemli öğelerinden biri dildi. Bir Milletin var olabilmesi için dilin en önemli unsur olduğuna inanan ATATÜRK Türk Dil cemiyeti kuralım diyerek, Türk Dil Kurumunun temellerini atar.Samih Rıfat, Ruşen Eşref, Celal Sahir, ve Yakup Kadri İçişleri Bakanlığına başvururlar Türk Dili Tetkik Cemiyeti kurulur.
Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kültür kurumlarından biri olan Türk Dil Kurumu 12 Temmuz 1932’de böylece kurulmuştur. Cemiyetin kuruluşuyla birlikte başlayan çalışmalar sürerken, Türk Dil Kurultayının hazırlıkları da başlamıştır.Bu coşku ve heyecan içerisinde 26 Eylül 1933’de Türk Dil Kurultayı toplanır. Kurultaya çok sayıda bilim adamı, gazeteci, yazar, devlet adamı ve sanatçılar katılır. ATATÜRK Kurultayı baştan sona kadar izlemiştir. Türkçe’nin gelişmesi, özleşmesi, zenginleşmesi yolunda Türk Dil Kurultaylarının çok önemli yeri vardır
ATATÜRK DİYOR Kİ !
-Türk demek, dil demektir. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
– Kesin olarak bilinmelidir ki, Türk ulusunun ulusal dili ve bengi, bütün yaşamında egemen ve temel olacaktır.
– Türk dilinin, kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için, bütün devlet örgütümüzün dikkatli, ilgili olmasını isteriz.
-dilin zengin olması, ulusal duyguların gelişmesinde başlıca etkendir.Türk dili dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil bilinçli olarak işlensin.
Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değere yaraşır yüksekliğe erişmek gayesiyle kurulan Türk Dil Kurumunun 88. Kuruluş yıldönümünde başta Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, Türkçe için emek veren Türk Dil Kurultaylarınıda Saygı ve Minnetle anıyorum.
DİL BAYRAMIMIZIN 88.YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN !”
Dil Bayramı dolayısıyla ADD Genel Merkez Yönetim Kurulu’da bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Türkçemize Atatürk’ün direnciyle sahip çıkacağız“denildi.
Yapılan açıklamada şu ifadelere de yer verildi:
“Siyasal ve ulusal bağımsızlığımızın ayrılmaz parçası olan dil bağımsızlığımızı korumak ve onu geliştirmek temel görevlerimizdendir. Bu görevi; Atatürk, ” Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. ” Sözüyle bize verilmiştir.
Önderimiz Atatürk’ ün en çok önem verdiği devrimlerden biri olan dil devrimimiz, çağdaşlaşma sürecimizde itici gücümüz olmuştur. Atatürk’ün dilimizin gelişmesi ve yabancı sözcüklerden arındırılması yolunda verdiği savaşımı bize örnek olmuş; bu savaşımın günümüzde de sürdürülmesi gerekliliği gözle görülür hale gelmiştir.
Her fırsatta Atatürk Devrimi’ ne saldıran siyasal iktidar; duru ve ulusal benliğimizin göstergesi olan Türkçemize de, mirasçıları gibi, 12 Eylülcüler gibi saldırmakta, diğer saldırganlara göz yummakta, hatta onları desteklemektedir.
Günümüzdeki uygulamalar, Türk Dil Kurumu’ nu kapatanların; ” devrim” , ” barış” vb. sözcükleri yasaklatanların yaptıklarını aratmamaktadır. Dilimize teknolojiyle giren yabancı sözcüklerle savaşım bitmeden, Milli (!) eğitimde yapılan Arapça dayatması, ders kitaplarından Türkçe sözcüklerin ayıklanması ve yerlerine Arapça Farsça sözcüklerin yerleştirilmesi, en üst kademedeki siyasetçilerin konuşmalarındaki yabancı sözcük sayısının neredeyse Türkçeyi geçmesi, Arapça tabelalara karşı çıkanlara gösterilen tepkiler, gelinen noktayı tüm açıklığıyla gözler önüne sermektedir.
Arapça, Farsça, Osmanlıca sözcük ve tamlamalar havalarda uçuşmaktadır ve moda haline gelmiştir. Önderimiz Atatürk’ ün inancı, direnci ve dil sevgisiyle bunlarla mücadele edeceğiz.
Dilimizi unutanların; özünden, halkından uzaklaşanların düştüğü durumlar tarih kitaplarında yer almaktadır. Aynı hataları yapanları, Türkçenin, dünyanın en zengin dillerinden biri olduğunu unutanlar, unutturmak isteyenleri uyarıyoruz ve diyoruz ki:
* Atatürk’ün mirasına uygun olarak Türk Dil Kurumu özerk yapısına kavuşturulmalı ve esas işlevine dönmelidir.
* Eğitim ve bilim dili her düzeyde Türkçe olmalıdır.
* Türkçe edebiyat ve kültür yayınlarına destek verilmelidir.
* Türkçenin, ekonomi, bilim ve ticaret dili olması yolunda çabalar arttırılmalıdır.
” Dilin ulusal ve zengin olması, ulusal duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. ” Yani yerli ve milli olmanın yolu, boş sözlerden değil, uygulamalardan ve en önemlisi dilden geçer.
Zengin dilimizi sevelim, koruyalım, geliştirelim, yayalım, yaşatalım.
Dilimizi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtaralım.
BU GÖREV BİZİM.”
DİL BAYRAMIMIZIN 88. YILI KUTLU OLSUN !”

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com